Estetik
Cerrahi, yaşlanmayla ortaya çıkan sorunları düzelterek, kişinin yaşamını
estetik ve ruhsal açıdan daha iyi hale getirmeyi amaçlar. Estetik cerrahlar ise
bilim ve sanatı birlikte kullanarak doğal güzelliğe en yakın olanı yakalamaya
çalışırlar.
Cerrahi
yöntemlerle gerçekleştirdiğimiz müdahalelerde tek bir amacımız vardır: Hastalarımızın
kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak. Bunu vücudumuzun fonksiyonel
yönünü koruyarak gerçekleştirdiğimiz estetik cerrahi operasyonlar ile elde
ederiz.
Örneğin,
sadece endoskopik orta yüz gençleştirme ameliyatı ile 50 yaşındaki bir
hastamızı 30-35 yaşındaki görüntüsüne kavuşturabiliyoruz. Burada dikkat
çekmemiz gereken nokta hastamızı gençlik çağındaki görüntüsüne kavuşturabilmemizdir.
Çevremizde estetik ameliyat olduğu her halinden belli, gençleşmesi bir yana
mevcut yaşına ait güzelliği de kaybeden kadınlar görürsünüz. Bunun nedeni
şudur: Biz hekimler hastalıkların teşhisine bağlı tedavilerde bulunarak
hastalarımıza iyilik sunarız.
Estetik ameliyat için de biz plastik cerrahlara başvuran hastaları değerlendirirken
mevcut problemi teşhis eder; buna göre tedavi seçeneği sunarız. Yani her 50
yaşındaki kadın göz kapaklarındaki düşüklükten şikayetçi olarak bize
başvurduğunda bu hastamıza hemen üst göz kapağı germe ameliyatı yapmıyoruz.
Eğer hastamızın kaşlarında düşüklük var ise ve kaşların normal pozisyonuna
taşınması göz kapaklarındaki sarkmayı da gideriyor ise bu hastamıza endoskopik
kaş kaldırma ameliyatı yaparak doğru teşhis ve doğru tedavi seçeneği sunmuş
oluyoruz. Aksi taktirde sarkmış göz kapaklarına yapacağımız bir ameliyat
hastamızın yorgun ve yaşlı görünümünü ortadan kaldırmayacaktır. Aynı şekilde zamanla
yanak bölgesindeki yağ yastıkçıklarının aşağı yönde yer değiştirmesine bağlı
olarak ortaya çıkan, gene yorgun ve yaşlı bir yüz görünümünü, yanak bölgesine
yapacağımız yağ enjeksiyonu veya dolgu maddesi uygulaması ile çözemeyiz.
Bu problemin çözümü: Endoskopik olarak aşağı doğru kaymış olan yağ yastıkçığını
eski, yani olması gereken yere taşımaktır. Çocuk emzirme sonrasında sarkmış ve
küçülmüş olan meme problemine sahip bir hasta için ideal çözüm subfasyal
tekniği kullanarak anatomik (damla) silikon protez ile hem büyütme hem de
sarkıklığın giderilmesini sağlamaktır. Eğer sarkıklık fazla ise mastopeksi (dikleştirme-toparlama)
ameliyatı kaçınılmaz olarak yapılmalıdır. Yani biz -estetik cerrahide
kurallar hastadan hastaya değişmekle birlikte- problemin doğru tespit
edilip çözümün de ona göre sunulması gerekliliği üzeride duruyoruz.
Burun estetik ameliyatı (rinoplasti) zeka oyunları kadar iyi planlamalar gerektiren
bir ameliyattır. Bazen burun sırtındaki küçük bir kemerden şikayetçi olan
hastada, kemeri almak yerine gözler arasındaki burun kökü düşüklüğünün
giderilmesi (kıkırdak veya fasya ile) hem yan profilden hem de karşıdan
bakıldığında daha ideal ve estetik bir burun sırtı elde etmemizi sağlayacaktır.
Bununla
birlikte biz hastalarımıza etkinliği ispat edilmemiş, kulağa hoş gelen ancak sonuç
itibari ile ne hastayı ne de cerrahı mutlu edecek sonuçlar sunmayan teknikleri (ip
ile askılama yöntemleri, kalıcı dolgu madde uygulamaları vs.) uygulamıyor
ve önermiyoruz. Estetik cerrahinin sanatsal yönü yanında bilimsel yönünü de ön
plana çıkararak hastalarımıza bu bilim dalı ile ilgili doğru yönlendirmeler
yapmaya çalışıyor, estetik ameliyatlar ile ilgili bilinçlenmeleri yönünde
gayret ediyoruz.